top of page

Vaaz – Sienalı Azize Katerina Anma Günü – 29 Nisan 2026

  • 29 Nis
  • 2 dakikada okunur

Bugün Avrupa’nın koruyucu azizesi olan Sienalı Azize Katerina’yı kutluyoruz. O, sade ama aynı zamanda olağanüstü bir kadındı; kendisini Allah’a adamış bir laikti ve bize Kilise’nin gerçek gücünün kutsallıktan ve içsel yaşamdan doğduğunu öğretiyor.


Katerina bir manastır rahibesi değildi, insan ölçülerine göre büyük bir bilgin de değildi, herhangi bir makam sahibi de değildi. O, sade bir ailenin kızı olarak dünyanın içinde yaşayan ama yüreğini tamamen Allah’a vermiş bir genç kadındı.


Daha çok genç yaşta çok önemli bir gerçeği anlamıştı: Allah’ın onun içinde bir yeri olmalıydı ve bu yer hiçbir şey tarafından işgal edilmemeliydi. Kendi ruhunda, onun deyimiyle, bir “iç hücre” kurdu; sessizliğin, duanın ve Rab ile buluşmanın yeri.


Günlük işlerin, zorlukların ve hayatın karmaşasının ortasında bile sürekli olarak Allah’ın yaşadığı bu iç mekâna geri dönüyordu: “Ruhunuzu, Allah’ın yaşayabileceği bir gök haline getirin.”


Azize Katerina bize duanın sadece günün belli bir anı olmadığını, kalıcı bir mesken olduğunu öğretir. O derin, sevgi dolu, samimi ve güven dolu bir şekilde dua ederdi. Sadece Allah ile konuşmayı değil, Allah ile yaşamayı arıyordu.


Ve insan bu hazineyi bulduğunda onu bir daha kaybetmek istemez. Bu yüzden büyük bir tevazu, tövbe ve sevgi içinde yaşadı. Dünyayı küçümsediği için değil, çok daha büyük bir şeyi bulduğu için: Mesih’in dostluğunu.


Ve bu gizli iç yaşamdan büyük bir güç doğdu. Çünkü Allah ile birleşmiş olan kişi, Kilise’ye hizmet etmek için de cesaret alır. İşte bu sade, alçakgönüllü ve laik genç kadın, Papa’ya öğüt verecek cesareti gösterdi; onu Avignon’dan Roma’ya dönmeye çağırdı.


Birçok kişi susarken, Katerina konuştu — gururdan değil, Kilise sevgisinden dolayı. Onun otoritesi ne eğitimden ne de unvanlardan geliyordu; kutsallığından geliyordu. Bize şunu gösteriyor: Gerçekten dua eden kişi daha uzağı görür. Allah’a yakın olan kişi, Allah’ın iradesini daha iyi anlar.


Bugün belki de en büyük yoksulluğumuz maddi değil, içseldir. Çok sesimiz, çok gürültümüz, çok acelemiz var; ama az sessizliğimiz var. Çok kaygımız var; ama Allah için az yerimiz var.


“Susmak ve dinlemek yeterlidir; çünkü Allah kalbin sessizliğinde konuşur.” Azize Katerina bize şu soruyu soruyor: Allah bizim içimizde nerede yaşıyor? Bu iç hücre var mı? Rab için ayrılmış, kimsenin giremediği o yer mevcut mu?


İçsel yaşam olmadan iman zayıflar. Dua olmadan kalp boşalır. Allah ile yakınlık olmadan en güzel işler bile kökünü kaybeder. Kilise’nin sadece meşgul insanlara değil; derin ruhlara ihtiyacı vardır. Dua eden, dinleyen ve Allah’ın çalışmasına izin veren kadınlara ve erkeklere ihtiyacı vardır.


Azize Katerina tarihi değiştirdi çünkü önce Allah’ın kendi kalbini değiştirmesine izin verdi. “Sevgi, ruhu sevdiği şeye dönüştürür.” İsa’yı o kadar çok sevdi ki düşüncelerinde, sözlerinde ve davranışlarında İsa’ya benzemeye başladı.


Bugün onun şefaatini dileyelim: bize sessizliği sevmeyi, duayı aramayı ve Allah’ın yaşamak istediği o kutsal alanı ruhumuzda korumayı öğretsin.


Ve onun gibi biz de hayatımızla şunu söyleyebilelim: Allah’ı kaybetmemekten daha değerli hiçbir şey yoktur.


Meryem Ana, derin bir dua hayatının önemini anlayabilmemiz için bizim için aracılık etsin.

 
 
 

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.

VAAZ

bottom of page