Vaaz – Günahımız Ne Kadar Büyük Olursa Olsun... (Luka 7,36-50) – 17 Eylül 2026
Güncelleme tarihi: 18 Eyl

Bugünkü İncil bize günahkâr bir kadını anlatıyor. Kadın, Simun’un evine girer, İsa’nın yanına yaklaşır ve O’nun ayaklarına kapanır.
Gözyaşlarıyla İsa’nın ayaklarını yıkar, saçlarıyla kurular, öper ve güzel kokulu yağ sürer.
Bu kadın geçmişini savunmaya veya günahlarını gizlemeye çalışmaz.
Günahını kabul eder ve İsa’da kendisini affedebilecek ve hayatını değiştirebilecek Rab’bi görür.
Bu nedenle İsa ona şöyle der:
Günahların bağışlandı.
Ve ardından:
İmanın seni kurtardı, esenlikle git.
Kadın günahtan böyle çıkar: İsa’ya alçakgönüllülük, tövbe ve sevgiyle yaklaşarak. İsa’nın bağışlaması yalnızca geçmişi silmek değildir; insana yeni bir hayat vermektir.
Günahkâr olarak eve giren kadın, bağışlanmış ve umutla dolu bir insan olarak oradan çıkar.
Kilise geleneği bu kadını Azize Mecdelli Meryem ile ilişkilendirmiştir.
Onun hayatında güzel bir tövbe ve dönüşüm örneği görürüz: Günahın içinde yaşayan kadın, İsa’nın sadık bir öğrencisi olmuş ve Diriliş’in ilk tanıklarından biri hâline gelmiştir.
Biz de ondan öğrenebiliriz.
Günahımız ne kadar büyük olursa olsun, önemli olan Mesih’ten uzak kalmamaktır.
Gerçek bir tövbeyle O’na yaklaştığımızda merhamet, bağışlanma ve yeni bir hayat buluruz.
Azize Mecdelli Meryem’in şefaatiyle Rab’den, günahlarımızı tanıyacak alçakgönüllü ve tövbekâr bir yürek dileyelim.
Günahlarımızdan arındıktan sonra, onun gibi büyük bir sevgiyle İsa’nın ayaklarına yaklaşalım ve özellikle Efkaristiya’da kendisini bize veren Rab’bi sevgiyle karşılayalım.
Meryem Ana, günahtan uzak bir yaşam sürmemize yardım etsin.



Yorumlar