Vaaz – Ebedî Hayat, Tek Gerçek Allah’ı ve İsa Mesih’i Tanımaktır. (Yuhanna 17:1-11) – 19 Mayıs 2026
- 19 May
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 20 May

“Ebedî hayat” ya da “sonsuz yaşam” ifadesi, modern okuyucunun ilk anda düşünebileceğinin aksine, yalnızca ölümden sonraki yaşamı ifade etmez. Bu ifade, geçici olan şimdiki yaşamın basitçe karşıtı da değildir. “Sonsuz yaşam”, yaşamın kendisini, yani gerçek yaşamı ifade eder. Bu yaşam, şimdiki zamanda da yaşanabilir ve daha sonra fiziksel ölüm tarafından ortadan kaldırılamaz.
Nitekim Rab, Marta’ya şöyle demiştir: “Yaşayan ve Bana iman eden asla ölmeyecektir” (Yuhanna 11:25-26). Bu nedenle XVI. Benedictus’un ifade ettiği gibi, ilk Hristiyanlar kendilerine “yaşayanlar” adını vermişlerdir. Çünkü onlar herkesin aradığı şeyi bulmuşlardır: hayatın kendisini, tam hayatı ve dolayısıyla yok edilemez hayatı.
“Tanımak” ne anlama gelir?
Eski Ahit’teki “tanımak” kavramı, birliktelik meydana getiren bir bilgiyi varsayar. Bu bilgi, tanınanla dışsal ve mesafeli bir ilişki kurmak değil, onunla derin bir birlik içine girmek anlamına gelir. Dolayısıyla “sonsuz yaşam” ilişkisel bir olaydır.
Bu bağlamda “tanımak”, Semitik düşünce dünyasında içten bir biçimde birleşmeyi ve yakınlık kurmayı ifade eder. Bu nedenle “Tanrı’yı tanımak”, yalnızca entelektüel bir eyleme indirgenemez; Tanrı’yla gerçek bir birlik ve yakınlık içinde olmak anlamına gelir.
Bu birlik, sevginin birliğini gerektirir ve iki yöne açılır: “Seni, tek gerçek Allah’ı” ve “senin gönderdiğin İsa Mesih’i” tanımak. Birincisi, Allah’ın gizemine, yani Üçlü Birlik gizeminin bilgisine işaret eder. Bu noktada Evangelist büyük bir dikkatle konuşur. “Sen, tek gerçek Allah olan” demez; “Seni, tek gerçek Allah’ı” der. Burada “tek” sözcüğü mantıksal özneye, yani “sen”e değil; yükleme, yani “gerçek Allah” ifadesine yöneliktir. Dolayısıyla “tek” sözcüğü tanrıların çoğulluğunu dışlar; ancak Tanrı’daki kişilerin çoğulluğunu dışlamaz.
İkincisi ise Oğul’un Enkarnasyonu’nun bütün eserine atıfta bulunur. İsa açıkça “senin gönderdiğin” ifadesini kullanır. Bu ifade, bir yandan İsa’nın Mesih olduğunu; diğer yandan ise Mesih olan kişinin İsa olduğunu gösterir.



Yorumlar